Fransa'da hastanelerde ve huzurevlerinde sohbet eden robotların ve yapay zekâ tabanlı sesli sistemlerin devreye alınmasına yönelik bir dizi yenilikçi deney başlatıldı. Bu girişimlerin temel amacı, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif bozukluklardan muzdarip kişilere destek olmaktır. Yeni teknolojilerin ilaç dışı tedavide ek bir araç olması amaçlanıyor; ancak uzmanlar, bunların insan katılımının yerini almaması ve alamayacağını vurguluyor.
Paris'teki Broca Hastanesi'ndeki uygulama
Paris'teki Broca Hastanesi'nde (Hôpital Broca) yaşlı hastalar hâlihazırda birkaç tür robotik yardımcıyla yürütülen deneylere katılıyor.
Bunlardan biri insansı bir robot: NAO. Bu robot, sorular ve özel egzersizler aracılığıyla hastaları konuşmaya teşvik ediyor ve bilişsel işlevlerini uyarıyor.
Bir diğer cihaz, robotik fok Paro, özellikle terapötik rahatlık sağlamak (evcil hayvan terapisi) için tasarlandı. Hastanın hareketlerine ve seslerine tepki vermesini sağlayan sensörlerle donatılan bu cihaz, canlı bir varlığı taklit ederek kaygı düzeyini düşürüyor. Ayrıca hastanede, temel görevi hastalarla doğal bir sohbeti sürdürmek olan Mirokirobotu da test ediliyor.
Fransa'nın güneyinde kişiselleştirilmiş yapay zekâ
Fransa'nın güneyinde, Tarn ve Garonne ilinde bulunan La Septfontoise huzurevinde de bir o kadar ilgi çekici bir deney yürütülüyor. Burada personel, sakinlere kaygı veya psikomotor ajitasyon anlarında destek olmak üzere geliştirilen Livanaadlı sesli yapay zekâ sistemini test ediyor.
Teknoloji, bir telefon cihazı üzerinden çalışıyor ve kişiselleştirilmiş sohbetler kurulmasına olanak tanıyor. Deney başlamadan önce çalışanlar, ailelerin rızası ve aktif katılımıyla sakinler hakkında ayrıntılı biyografik veriler topladı: ilgi alanları, mesleki geçmişleri ve hayatlarının önemli olayları. Bu bilgiler, sistemin ses tonunu ve diyalogların içeriğini ayarlamak için kullanılıyor.
«Sese, kişinin ilgi alanlarına ve yaşam öyküsüne dayanarak onu sakinleştirmeye yardımcı olan unsurlar yerleştirilebilir», — diye açıklıyor psikolog Élodie Jammes.
Personele destek ve ilaç dışı yaklaşım
Kurum müdürü Ghislaine Vérin'e göre La Septfontoise Bu teknoloji, hem sakinler hem de sağlık personeli için değerli bir destek biçimi olabilir. «Denemelerin amacı, sakinlerin kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak ve aynı zamanda bakım personeline ek destek sunacak ilaç dışı yaklaşımları incelemektir», — diye belirtiyor o. Bu, yaşlı bakımı alanındaki kronik personel sıkıntısı ve sağlık personeli üzerindeki artan yük koşullarında özellikle önem taşıyor.
Etik sınırlar ve insanın rolü
İyimser sonuçlara rağmen uzmanlar, bakımın aşırı teknolojikleştirilmesine karşı uyarıyor. Uzmanlar, robotik teknolojisinin rolünün net biçimde tanımlanmış kalması gerektiğini vurguluyor.
«Robotların bir ikame aracı olarak görülmesi gerektiğini düşünmüyorum», — diye belirtiyor araştırmacılar. Makinelerin konuşma yetenekleri ya da varlık hissi ne kadar mükemmelleşirse mükemmelleşsin, onlar yalnızca birer araç olarak kalır. Teknolojiler, insanın temel bir ihtiyacı olan şeyi veremez: «İnsanların ihtiyaç duyduğu hayati insani ilişkilerin yerini asla alamazlar».
Sonuç
Fransa'daki sağlık ve sosyal kurumlarda sohbet eden robotların ve sesli yapay zekânın devreye alınması, nörodejeneratif hastalıkları olan hastaların yaşam kalitesini iyileştirme konusunda büyük bir potansiyel sergiliyor. Ancak bu girişimlerin başarısı doğru bir dengeye bağlı: teknolojiler insani bakımın yerini almak yerine onu tamamlamalı ve güçlendirmelidir. Sürdürülen deneylerin sonuçları, yalnızca Fransa'da değil tüm dünyada yaşlı bakımına ilişkin yeni standartların temelini oluşturabilir.



