Kapanma politikalarını eleştirenler, Covid Soruşturması'nın (Covid Inquiry) kararına tepkili: Akademisyenler, gazeteciler ve hak savunucularına yönelik devlet takibine dair kanıtlar nihai raporun dışında bırakıldı. Big Brother Watch Direktörü Silkie Carlo, resmi 9. Madde (Rule 9) talebi uyarınca kapsamlı bir ifade sunmasına rağmen, bu beyan yayımlanan raporda yer almadı ve soruşturma sonuçlarında bahsi geçmedi.
Pandemi döneminde, Dezenformasyonla Mücadele Birimi (CDU), hükümet politikalarını eleştiren kişilerin yasal ifadelerini sistematik olarak kayıt altına aldı. Carlo ifadesinde, CDU raporlarının yalnızca yanlış bilgilerle mücadele için değil, muhalif isimleri izlemek için de nasıl kullanıldığını detaylandırdı. Hükümet, sosyal medya paylaşımlarının takibi ve raporlanması konusunda destek aldığı Logically AI şirketiyle yapılan sözleşmelere yüklü miktarda ödeme yaptı. Big Brother Watch verilerine göre, söz konusu yapay zeka şirketi bu çalışmalar karşılığında bir milyon sterlinden fazla ücret aldı.
Soruşturma sonucunda, CDU'nun faaliyetlerinin "yasal, gerekli ve ölçülü" olduğu kanaatine varıldı. Ancak Carlo, bu kararı bir hesap verebilirlik illüzyonu olarak nitelendirdi. Başlangıçta bir şeffaflık göstergesi gibi duran ifade talebi, rahatsız edici delillerin hasıraltı edilmesine dönüştü. Carlo'ya göre CDU sadece yalanları değil, demokratik değeri olan gerçek ve yasal ifadeleri de kaydetti.
Soruşturma heyetinden bir sözcü, kurumun alınan tüm ifadeleri yayımlama zorunluluğu olmadığını, yalnızca başkanın oturumlar için yeterince ilgili bulduğu beyanların paylaşıldığını açıkladı. Carlo belgesinin yayımlanmamasını sorguladığında, kendisine durumun bir "idari hata" olduğu söylendi ve yakında yayımlanacağı sözü verildi. Hükümet kanadı ise CDU'nun yalnızca kamuya açık bilgilerle çalıştığını ve belirli bireyleri hedef alarak izlemediğini vurguladı.
Carlo ifadesinde izleme faaliyetinin kapsamına dikkat çekerek, CDU'nun sadece sözde "dezenformasyonu" değil, temel konulardaki isabetli ve gerekçeli eleştirel görüşleri de kayda geçirdiğini belirtti. Bunlar arasında kapanmaların çocuklar üzerindeki zararları ve aşılama politikalarına yönelik eleştiriler de bulunuyordu. Sonradan bu endişelerin çoğu kanıtlarla doğrulansa da, Big Brother Watch delillerine dayanan bu unsurlar nihai rapordaki toplumsal anlatıya dahil edilmedi.
İzlenen muhalifler arasında tanınmış bilim insanları ve kamuoyu önderleri yer alıyordu. Bu isimler arasında epidemiyolog Carl Heneghan, Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu araştırmacısı Alexandre de Figueiredo ve okulların açılması için kampanya yürüten Molly Kingsley de vardı. Telegraph gazetesinde erken dönem kapanma modellerine yönelik eleştiriler kaleme alan eski Muhafazakar Parti Bakanı David Davis bile CDU'nun takibine takılmıştı.
Böylece, soruşturmanın bizzat talep ettiği temel belgelerden biri, toplanan 600 bini aşkın kanıta rağmen kamuoyu tartışmalarının dışında kaldı. Carlo, bu durumun olaylara dair eksik bir tablo çizdiğine ve pandemi sırasında uygulanan devlet takibinin boyutlarının toplumca anlaşılmasını engellediğine inanıyor. Talep edilen tüm tanık ifadelerinin yayımlanması, ana raporda yer almasalar dahi, gerçeklere seçici yaklaşılmasını önlemek ve demokratik kurumların gerçek anlamda hesap verebilirliğini sağlamak adına büyük önem taşıyor.



