Şirketler eski sistemleri güncellemek için milyonlar harcıyor ve sonra neyi modernize ettiklerini anlamadıklarını fark ediyorlar.
Onlarca yıldır iş mantığı, emekli olan mühendislerin yazdığı COBOL, RPG ve CL kodlarının içinde gizliydi. Kurallar belgelenmemişti ve bilgi insanlar gittiğinde kayboldu.
Bu sadece teknik bir sorun değil. Bu gizli bir finansal delik: bütçeler şişiyor, teslim tarihleri kaçırılıyor ve dijitalleşme yatırımlarının getirisi bir yanılsama olarak kalıyor.
Damco Solutions CEO'su Mohit Gupta, Forbes Technology Council için yazdığı makalede yapay zekanın oyunun kurallarını nasıl değiştirdiğini açıklıyor.
Yapay zeka, kaynak kodunu analiz ederek, iş kurallarını çıkararak, bağımlılık haritaları oluşturarak ve makine hızında belgeler üreterek bir 'kurumsal hafıza' rolünü üstleniyor.
Geleneksel yöntemler, sonuçları tamamlandıktan hemen sonra eskimeye başlayan uzmanların aylarca süren manuel emeğini gerektiriyordu. Yapay zeka ise sistemin bugünkü gerçek davranışını okuyor ve bilgiyi otomatik olarak güncelliyor.
Modernizasyonun en pahalı kısmı keşif (discovery) aşamasıdır. Şirketlerin en çok para kaybettiği yer burasıdır: eksik verilere dayanarak kararlar alırlar ve sonra zaten başlatılmış projeleri yeniden yaparlar.
Yapay zeka, tüm bağımlılıkları önceden görmeyi ve dönüşümün ortasında pahalı sürprizlerden kaçınmayı sağlayarak bu aşamayı kalite kaybı olmadan sıkıştırır.
Ancak yapay zeka insanı tamamen değiştiremez. Eski kuralın mevcut iş gerçekliğine uygun olup olmadığını ve belirli bir kararın hangi riskleri taşıdığını yalnızca uzmanlar değerlendirebilir.
En değerli sonuç yeni teknoloji değil, organizasyonun kendi sistemlerini doğru bir şekilde anlama ve şeffaf bir şekilde yönetme yeteneğidir.
Daha önce sadece birkaç uzmanın zihninde yaşayan bilgiler, şirket genelinde erişilebilir, belgelenmiş ve yeniden kullanılabilir hale gelir.
Modernizasyon tek seferlik bir proje olmaktan çıkar ve yıllarca getiri sağlayan sürekli bir yetkinliğe dönüşür.
Bu tür bir 'kurumsal istihbarata' ilk yatırım yapan şirketler, kendi unutkanlıklarıyla mücadele etmeye devam edenlere karşı sürdürülebilir bir avantaja sahip olurlar.
Sonuç olarak başarı, üretimde hangi platformun çalıştığıyla değil, organizasyonun kendi parasını ve süreçlerini ne kadar daha iyi anladığı, uyarladığı ve kararlar aldığı ile ölçülür.


