Düşünceleri görmezden gelmek ile onları yönetmek arasındaki temel fark nedir?
❓ SORU:
Zihindeki düşünce akışını dinlememek, kafadaki seslerin volümünü kısmak, o "kelime kalabalığını" ve zihinsel atıkları yok saymak aslında hayattan kaçmak mıdır?
❗️ LEE'NİN CEVABI:
Aslında bu, "Fakir ve hasta olmaktansa, zengin ve sağlıklı olmayı seçin; böylesi çok daha keyiflidir" demekle aynı türden bir tavsiyedir.
Bir şeyi "dinlememek" ya da "sesini kısmak" için öncelikle o sesi üretenin bizzat kendiniz olduğunun bilincine varmalısınız. Yani düşüncelerden kaçıp saklanmak yerine, onların sorumluluğunu bütünüyle üstlenmelisiniz. Zira bu tür "zihin karmaşası" üzerine verilen öğütler, süreci yönetmekten çok bir saklambaç oyununa benziyor.
Süreci nasıl yöneteceğiniz konusu, tamamen inançlar ve "Kalpten" gelen algı ile ilgilidir ki bu durum, köklenerek çok daha güçlü bir hale gelir.
"Yöneten" (gözlemci) olma durumu sadece dışarıdan gelen bir öğüt değil de bireysel bir gerçeklik olarak kavrandığında, düşünceleri doğrudan gözlemlemeye başlarsınız. İşte o zaman düşünceleri susturmak bir görmezden gelme hali değil, bilinçli bir farklı durum tercihi haline gelir.
Böyle bir durumda kesinlikle hiçbir şeyden kaçmıyorsunuz demektir; çünkü düşünceler sadece aniden belirmekle kalmaz, aynı zamanda onların nereden ve neden kaynaklandığını da net bir şekilde görürsünüz. Sonrasında ise bu "neden" faktörünü değiştirerek, düşüncelerinizin size hizmet etmesini sağlarsınız. Artık her türlü "olumsuz" veya "davetsiz" düşünce, üzerinde üretken bir şekilde çalışabileceğiniz birer veri ve göstergeye dönüşür.




