❓ SORU:
Değerli lee, hayvan bilinci üzerine pek çok açıklama yaptınız; peki bitkilerin de bir bilinci var mı, neden belirli bölgelerde yetişmeyi seçiyorlar ve onlarla nasıl iletişime geçebiliriz? Dünyaya ait olmayan, başka gezegenlerden getirilmiş bitkiler mevcut mu, eğer varsa bunlar hangileridir ve gelecekte gezegenimizde ne tür bitkiler göreceğiz? Ve asıl merak edilen soru: Dünyada o meşhur "al çiçek" gerçekten var mı?
❗️ LEE'NİN CEVABI:
Her şey bir bilinçten ibarettir. Bitkiler ise daha "yüksek" boyutlardan gelen frekansların doğrudan aktarımı ilkesine göre yapılanmış bir bilinç türüdür. Bitkinin kendisi, tıpkı kendi türüne olan aidiyetini kavradığı gibi bireyselliğinin de farkındadır ve diğer bilinç türlerini fiziksel dünyadaki genel varoluş sürecinin bir parçası olarak hisseder.
Onların bilinci, insanlarınki gibi fikir alışverişine değil, daha çok sürecin dinamiğine ve hal transferine odaklıdır. Bu nedenle, sahip oldukları bilinç yapısında temel olarak yargılama kavramı bulunmaz. Onlar için asıl mesele, iyi ya da kötü gibi kavramlara, beklentilere veya tercihlere takılmaksızın durumların alınıp verilmesi ve aktarılmasıdır.
Özleri gereği, kendilerini besleyip destekleyen şeye doğal olarak yönelir ve kendilerine zarar veren şeyden kaçınırlar. Onlar için bu durum, Akış içinde var olmaktır. Eğer bir insan kendini bu duruma uyumlarsa, bitkiler bu Akış hissini ona da aktarabilirler; hayvanlar ise bunu zaten doğrudan hissederler.
Tüm bitki türleri diğer yıldız sistemlerinden "ekilmiştir". Ancak birçoğu kasıtlı olarak ve çok da uzak olmayan bir geçmişte buraya getirilmiştir. Bu bitkiler sadece taşınmakla kalmamış, aynı zamanda Dünya koşullarına da adapte edilmişlerdir. Bunun en çarpıcı örneği buğdaydır; DNA yapısı diğer bitkilerden belirgin şekilde farklıdır ve genel özellikleri oldukça spesifiktir. "Ari" terimi de başlangıçta bir "ırk ayrımı" olarak değil, başka bir gezegenden getirilip uyumlu hale getirilen buğdayı yetiştirmek üzere eğitilen halkları tanımlamak için ortaya çıkmıştır.
Mısırın da benzer bir hikayesi vardır, ancak onun Dünya'ya gelişi farklı bir DNA dönüşüm yolculuğuyla gerçekleşmiştir ve bizzat onu en başından beri yetiştiren halk tarafından getirilmiştir. Bu halk, "gizemli bir şekilde ortadan kaybolmamış", aksine Dünya'yı terk etmiştir.
Bitkilerin, bizim "doğa ruhları" veya "elementaller" olarak bildiğimiz bireysel formlar yaratma yeteneğine sahip kolektif bir bilinci vardır. Fakat bu formlar belirli görevler için oluşturulduğundan, insanların alışık olduğu bir yaşam tarzı sürmezler; yani kendilerini dış nesneler aracılığıyla fiziksel dünyaya bağlamazlar ve "medeniyetin nimetlerine" ihtiyaç duymazlar.
Onlarla Kalp aracılığıyla iletişim kurabilirsiniz. Seminerlerimde ağaçlarla iletişim kurmanın ilkelerini anlatmıştım; burada en önemli nokta, temas anında içsel yankıyı duymak ve kelimelerin kalıplarına değil, duyumsamalara odaklanmaktır.
Elbette, o meşhur "al çiçek" mevcuttur. Ancak asıl mesele, sizin ondan ne gibi özellikler beklediğinizdir.




