Beş yıl süren zorlu müzakerelerin ardından, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği, Brexit sonrası en karmaşık meselelerden birini nihayet çözüme kavuşturdu. 26 Şubat 2026 tarihinde, Cebelitarık üzerine yapılan 1018 sayfalık anlaşmanın tam metni yayımlandı. Bu anlaşma, 15 Temmuz 2026 itibarıyla uygulama aşamasına geçerek yürürlüğe girecek.
İlk bakışta belge, "sert sınır" sorununa yönelik tamamen teknik bir çözüm gibi görünüyor. Ancak uygulamada durum, göründüğünden çok daha geniş bir kapsamı ifade ediyor.
En dikkat çekici gelişme, Cebelitarık ile İspanya'nın La Línea kenti arasındaki fiziksel bariyerin ortadan kalkması olacak. Brexit sonrası yeni gerçekliğin simgesi haline gelen o meşhur çit sökülecek. Bununla birlikte, her gün yaşanan saatlerce süreli kuyruklar da tarihe karışacak.
Çoğunluğu İspanyol olan yaklaşık 15 bin kişi, 2020 öncesinde olduğu gibi Cebelitarık'taki işlerine serbestçe gidip gelebilecek. Kara sınırındaki mal kontrolleri de artık uygulanmayacak. La Línea ekonomisinin Cebelitarık'a göbekten bağlı olduğu sınır bölgesi için bu durum sadece bir kolaylık değil, birçok ailenin ve işletmenin hayatta kalma meselesi.
Cebelitarık bu süreçte Avrupa Birliği'ne üye olmuyor. Ancak kişilerin serbest dolaşımı bağlamında fiilen Schengen Bölgesi'ne dahil ediliyor. Aynı zamanda, malların önündeki engelleri kaldıran özel bir gümrük rejimi oluşturuluyor.
Anlaşmada en çok duygusal tepki çeken bir madde bulunuyor. İspanyol sınır muhafızları, Schengen kontrollerini kara sınırında değil, Cebelitarık'ın havalimanı ve limanında gerçekleştirecek. Buraya varan yolcular önce Cebelitarık kontrolünden, ardından tüm Avrupa Birliği adına hareket eden İspanyol kontrolünden geçecek.
Bu durum gerçekten de emsalsiz bir yapı sunuyor. Tarihte ilk kez İspanya, Schengen kurallarını esas alarak bir İngiliz denizaşırı toprağına girişi reddetme hakkını elde ediyor. Eskiden Cebelitarık'a herhangi bir zorlukla karşılaşmadan uçan İngilizler için bu, kayda değer bir değişim anlamına geliyor.
Bununla birlikte, anlaşmanın 2. maddesi açıkça şunu belirtiyor: Bu belgedeki hiçbir husus, Birleşik Krallık'ın Cebelitarık üzerindeki egemenliğini etkilemez. Hukuki açıdan Londra kendi pozisyonundan ödün vermiyor.
Birleşik Krallık'ta anlaşma şimdiden "kapitülasyon" olarak nitelendirilmeye başlandı. Özellikle Muhafazakârlar ve Reform UK temsilcileri bu konuda sert eleştirilerde bulunuyor. Onlar için bu durum, Starmer hükümetinin Chagos Adaları vakasından sonra verdiği bir başka taviz olarak görülüyor. Eleştirmenler, Londra'nın Cebelitarık'ın günlük yaşamı üzerindeki nüfuz kozlarını İspanya'ya çok kolay devrettiğini savunuyor.
Anlaşma taraftarları ise aksine, bu adım atılmasaydı Cebelitarık'ın ağır ekonomik sonuçlar doğuracak gerçek bir "sert sınırla" yüzleşme riski taşıdığını vurguluyor. Ekonomisinin büyük bir kısmı insanların ve malların serbest dolaşımına dayalı bir bölge için bu durum ağır bir darbe olurdu.
Madrid için bu anlaşma sadece bir zaferden ibaret değil. Bir yandan İspanya, yıllardır peşinde olduğu Cebelitarık'a girişlerin kontrolü ve sınır sakinlerinin sorunlarının giderilmesi gibi hedeflerine ulaştı. Diğer yandan ise tehlikeli bir emsal oluşuyor.
Cebelitarık topraklarındaki ortak yönetim ve denetim modeli; Katalonya, Bask Bölgesi ve Galiçya'daki geniş özerklik yanlıları tarafından bir argüman olarak kullanılmaya başlanabilir. Ayrıca Fas da durumu yakından takip ediyor: Eğer İspanya Cebelitarık konusunda böyle şartlar elde edebildiyse, neden Septe ve Melilla meselesi de gündeme getirilmesin?
2027 parlamento seçimlerinde iktidardaki Sosyalistler pekala güç kaybedebilir. Eğer VOX'un da yer aldığı bir koalisyon yönetime gelirse, Madrid'in Cebelitarık konusundaki tutumu bir anda sertleşebilir. Cebelitarık yönetimi de bu durumun farkında ve İspanya'daki olası siyasi iklim değişikliğine karşı hazırlıklarını yapıyor.




