Yapılan deneylerde, zayıf elektromanyetik alanların DNA'ya doğrudan müdahale etmeksizin fare hücrelerini beklenmedik bir şekilde daha genç bir duruma döndürdüğü gözlemlendi.
Cell dergisinde yayımlanan araştırma, bu tür alanların Yamanaka faktörlerinin etkisine benzer şekilde kısmi bir yeniden programlamayı tetiklediğini ve hayvanların ömrünü birkaç ay uzattığını ortaya koyuyor.
Buradaki temel soru, bu etkinin ne kadar kalıcı olduğu ve sağladığı faydaların gen ifadesindeki olası yan etkilerden ayrıştırılıp ayrıştırılamayacağıdır.
Konunun geçmişi yaşlanmanın epigenetik kontrolü üzerine yapılan çalışmalara dayanıyor: 2010'lu yıllarda yaşlanmanın mutasyonlardan ziyade büyük ölçüde kromatin durumu ve DNA metilasyonu tarafından belirlendiği anlaşılmıştı.
Yeni araştırmada bilim insanları, hücre kültürlerine ve canlı farelere düşük frekanslı alanlar uygulayarak hücresel yaşlanma belirteçlerinde azalma ve doku rejenerasyonunda iyileşme kaydettiler.
Genetik yeniden programlama yöntemleriyle yapılan karşılaştırma önemli bir avantajı ortaya çıkarıyor: Alanlar invaziv olmayan ve geri dönüşümlü bir şekilde etki ediyor; ancak uzun vadeli güvenliğe ilişkin veriler hala sınırlı ve bağımsız laboratuvarlarda tekrarlanması gerekiyor.
İstasyonu değiştirmeyen, sadece ayar düğmesini hafifçe çeviren bir radyo hayal edin; sinyal aynı kalıyor ancak gürültü kayboluyor ve melodi daha duru duyuluyor; görünen o ki, bu alanlar hücrelerdeki epigenetik 'gürültü' üzerinde tam olarak bu şekilde bir etki yaratıyor.
Eğer bu mekanizma doğrulanırsa, yaşlanmayı sadece hasar birikimi olarak değil, bir bilgi süreci olarak ele alan teknolojilerin yolu açılacaktır.



