Uzaylılara inanmıyorum, demek ki onları görmeyeceğim — öyle mi?

Yazar: lee author

Uzaylılara inanmıyorum, demek ki onları görmeyeceğim — öyle mi?-1

❓SORU:
Siz diyorsunuz ki, insan neye inanırsa onun doğrulamasını alır. Ama uzaylılar var ve birçok kişi inanmıyor. Yine de onlarla ilgili, uzak anılar bile olsa, bazı olaylar yaşayacaklar. Öyleyse, bir şeye inanmamak onun olmadığı anlamına gelmiyor mu?
❗️LEE'NİN CEVABI:
İşte bu yüzden insanlar kitaplar ve filmler aracılığıyla Temas'a hazırlanıyor. Burada artık önemli olan 'inanç' değil, kelimenin kendisinin zihinlerde bir anlam taşıması. Daha önce onların yerine şeytanlar ve çeşitli 'yanan çalılar' konmuştu — kafalarda hiç UFO yoktu.
Ama anlam tersine. Battaniyenin altına saklanırsanız, bir süre 'korunma' inancınız gerçek olur... ama dış dünya ortadan kaybolmadı. Sonsuzluğu dar anlamlara ancak geçici olarak paketleyebilirsiniz, sonra o patlak verir.
Yani insan, her zaman Temas içinde olan ve açıklığına geri dönen bir toplumda yaşar. Bu nedenle 'ben buna inanmıyorum' ifadesinin arasından, toplumun frekansıyla 'uyanış çağrısı' geçer. Bu çağda yaşama kararının kendisi, Temas'tan yüz çeviremeyeceğin anlamına gelir. Bu, genişlemenin kaçınılmazlığıdır.
Ama!
Yine de sonuna kadar direnmek isteyenler için, kısıtlama içinde yaşamı sürdürmek üzere 'dar yollar' kalır. İnsanlar 'ıssız yerlere' saklanma, dünyadan kopma ve dar bir 'hayatta kalanlar' grubuna kilitlenme olanağına sahiptir; kiliselere tutunabilir, yaşamdan ayrılabilir, kendini ve gezegeni yok eden sınırlı insanlarla Dünya versiyonunu seçebilirler...
'Olumlu seçenekler' de var — yüzyıla yayılmış bir Temas. Sadece unutmayın ki, bu dünya versiyonu zaten diğer dünyalarla sıkı bir ilişki içinde yaşıyor. Böyle bir dünya için asıl soru, perde arkası oyununun ne kadar süreceğidir?
Genel olarak, 'neye inanırsan onu alırsın' teması, 'görünür spektrumda seni neyin çevrelediği' ile ilgilidir, 'gerçekte ne olduğu' ile değil. Çünkü her insan gerçekte tam bir bolluğa sahiptir, ancak görünür spektrumda genellikle 'kıtlık' versiyonunu tutar - ve bu, 'sanatçının gördüğü gibi' ilkesine göre yaratılmış, bolluğun sınırlı bir versiyonundan başka bir şey değildir.

131 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Сайт автора lee

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.