José Andrés midyeleri su olmadan patlamış mısır gibi pişirmeyi öğretiyor

Düzenleyen: Svitlana Velhush

İnternette hızla yayılan videoda José Andrés, kucağında aç kızıyla ocağın başında duruyor ve midyeleri haşlamanın alışılmış yöntemine meydan okuyor. Su ya da şarapla dolu bir tencere yerine geniş bir tavayı kızdırıyor, zeytinyağı döküyor, ince kıyılmış sarımsağı atıyor ve hemen ardından bir kilo taze midyeyi rendelenmiş limon kabuğu şeritleri ve limon suyuyla birlikte tavaya boşaltıyor. Kapak — ve tava "patlamaya" başlıyor.

Açılan kabukların çıkardığı ses gerçekten de patlamış mısırı andırıyor. Her midye kendi deniz suyunu salıyor; bu su, kokulu yağ ve limonla karışarak koyu, hafif tuzlu bir emülsiyon oluşturuyor. Fazladan hiçbir sıvı yok — yalnızca kabuğun içinde zaten var olan. Üç dört dakika sonra, kabukların çoğu açıldığında Andrés tavayı ateşten indiriyor: burada fazla pişirmek, patlamış mısırı fazla kavurmak kadar kolay.

Bu yöntem bir restoranda değil, midyelerin her zaman erişilebilir ve hızlı bir protein kaynağı olduğu İspanya kıyılarının ev mutfağında doğdu. Asturias ve Katalonya'da büyüyen Andrés, annelerin ve büyükannelerin onları tam da böyle pişirdiğini hatırlıyor — yüksek ateşte, uzun süre kaynatmadan, sululuğu ve deniz tadını korumak için. Onun elinde bu teknik neredeyse teatral bir gösteriye dönüşüyor: sokakta patlamış mısır satan bir satıcı gibi tavayı sallamak ve hemen ateşten indirmek.

Bol suda geleneksel haşlamada kaybedilen en önemli şey, midyelerin kendi yoğun suyudur. O su, tavada oluşan suya karışıp gider, eti ise sulanır. Andrés'in yöntemi bu suyun tamamını tavada bırakır; orada koyulaşır ve sonradan ekmek banılan ya da pilavla servis edilen bir sosa dönüşür. Limon burada sadece bir süs değildir: asidi tuzluluğu öne çıkarır ve yağın tadı bastırmasını engeller.

Bugün restoranlar ve ev aşçıları pişirme süresini kısaltmanın ve tadı olabildiğince korumanın yollarını giderek daha çok ararken, Andrés'in yöntemi özellikle güncel görünüyor. Özel bir kap, pahalı malzeme ve hatta şarap gerektirmiyor — yalnızca İspanya'da hâlâ pazarlarda doğrudan teknelerden satılan taze midyeler yeterli. Teknik diğer yumuşakçalarla da işe yarıyor, ama en çarpıcı "patlamış mısır" etkisini tam da midyelerle veriyor.

Gerçek tadı denemek için sabahın erken saatlerinde, midyelerin hâlâ canlı ve yakın gelgitten tuzlu olduğu herhangi bir İspanyol balık pazarına gitmek yeterli. Evde ise sıkı kapaklı geniş bir tava almak, onu en yüksek ateşe kadar kızdırmak ve karakteristik "tak-tak" sesini duyana kadar kapağı açmamak yeterli. Temel kural patlamış mısırdakiyle aynı: "patlamalar" dindiği anda ateşten indirin.

Bu basit harekette bütün bir İspanyol mutfağı felsefesi var: ürüne saygı, asgari müdahale ve zaten içinde olana azami güven.

4 Görüntülenme

Kaynaklar

  • José Andrés, chef: "Los mejillones no hay que cocerlos en agua, se cocinan como si fueran palomitas de maíz"

Yorumlar

Bu konuyla ilgili daha fazla makale okuyun:

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.