"Enola Holmes 3": Tam Uykunuz Geldiğinde Hızlanan Bir Film

Yazar: Svitlana Velhush

Enola Holmes 3 | Resmi Fragman | Netflix

Büyük dedektifin küçük kız kardeşini konu alan üçüncü film izleyiciyle buluştu ve dürüst olmak gerekirse beklentiler oldukça yüksekti. İlk iki yapım çıtayı gerçekten yukarı taşımıştı; taze, dinamik ve son derece şık bir havaları vardı. Ancak "Enola Holmes 3" biraz farklı bir noktada duruyor. Dahice olma arzusu ile o meşhur kıvılcımdan yoksun kalma gerçeği arasında sıkışıp kalmış bir filmle karşı karşıyayız.

Evet, filmde her şey mevcut: canlı renkler, başarılı dövüş sahneleri, romantizm ve o kendine has mizah anlayışı. Fakat ortada ciddi bir sorun var; yapım yer yer bariz bir şekilde patinaj çekiyor.

Senaryo ve Tempo: Geç Gelen Hareketlilik

Eğri oturup doğru konuşalım: İlk iki filmin aksine, bu yeni macera şaşırtıcı derecede sıkıcı başlıyor. Konuya giriş kısmı fazla uzatılmış, anlatım temposu ise öylesine ağır ki; ilk dakikalarda, hatta belki de ilk yarım saatte kendinizi sürekli saate bakarken buluyorsunuz.

Ancak hemen kapatmaya kalkmayın! Film, ortalarına doğru nihayet vites yükseltmeye başlıyor. Hikayenin çarkları daha hızlı dönmeye, gizem derinleşmeye başladığında ise kendimizi bu seriyi sevmemize neden olan o asıl maceranın içinde buluyoruz.

Eudoria Holmes: Filmin Asıl Yıldızı

Eğer "Enola Holmes 3" filminin tartışmasız bir yıldızı varsa, o da Helena Bonham Carter'ın hayat verdiği anne karakteridir. Eudoria o kadar sıra dışı, neşeli ve nüktedan bir karakter ki, ekranda göründüğü her an izleyicinin ilgisini anında tazelemeyi başarıyor.

Dördüncü duvarı yıkıyor, iğneleyici espriler yapıyor, çılgın kıyafetler giyiyor ve Viktorya dönemi nezaket kurallarını hiçe sayan bir tavır sergiliyor. Enola'nın annesi kadraja girdiğinde film adeta canlanıyor. Onun karizması, yapımın sıkıcı parçalara bölünmesini engelleyen o yegane yapıştırıcı görevi görüyor.

Asıl Gizem: Sherlock Nerede?

Filmin belki de en eğlenceli ve merak uyandıran noktası soruşturmanın kendisi değil, şu meta-soru üzerine kurulu: Sherlock Holmes nerede?

Henry Cavill'in canlandırdığı ağabey karakteri, önceki bölümlerde Enola için harika bir tezat oluşturuyordu. Bu filmde ise onun yokluğu (veya hakkında uzun süre sessiz kalınması) ilgi çekici bir merak unsuru yaratıyor. Seyirci sürekli onun ne zaman ortaya çıkacağını, durumu ne zaman kurtaracağını ya da en azından kız kardeşinin yaramazlıklarına ne zaman yüzünü ekşiteceğini bekleyip duruyor. İzleyici beklentileriyle oynanan bu oyun, senaristlerin en başarılı hamlelerinden biri olmuş.

Görsellik, Aksiyon ve Romantizm: Estetik Zirvede

Filmin görsel dünyası her zamanki gibi kusursuz görünüyor. "Enola Holmes 3" inanılmaz derecede renkli, canlı ve estetik bir yapım olmuş. Kostümler, dekorlar ve Viktorya dönemi Londra’sı adeta göz kamaştırıyor.

Yapım, ağdalı olmayan ve son derece doğal hissettiren hoş bir romantik çizgiyle eğlenceli ve ilgi çekici kalmayı sürdürüyor. Ayrıca filmde muazzam kurgulanmış dövüş sahneleri yer alıyor! Dövüş koreografileri en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş; Enola çevresini, zekasını ve akrobatik yeteneklerini kullanarak bu sahneleri izlemeyi tam bir keyfe dönüştürüyor.

Karar: Şık Bir Paket Fakat Eksik Bir Heyecan

Enola Holmes 3'ün paradoksu, aslında tüm doğru bileşenlere sahip olmasında yatıyor. İyi kurgulanmış aksiyon sahneleri, mizah, romantizm ve muazzam bir Helena Bonham Carter performansının hepsi mevcut. Ancak yemeğin genel tadı biraz yavan kalıyor. İlk iki bölümü bu kadar akılda kalıcı kılan o çılgın enerji ve tempodan bu kez yoksunuz. Yönetmenin tüm çabalarına rağmen film, yer yer sıkıcı olmaktan kurtulamıyor.

Bu bir başarısızlık hikayesi değil. Sadece seleflerinin ulaştığı seviyeye tam olarak çıkamayan, ancak yine de sağlam, estetik ve yer yer çok eğlenceli bir film.

Puanlar:

Gaya Puanı: 6.2/10 (Görsellik güzel, yer yer çok komik ancak tempo ve genel dinamizm zayıf kalmış. İzlenebilir ancak hayranlık uyandırmıyor).

IMDb: 6.4/10 (İzleyiciler oyuncuların karizmasına dikkat çekerken, başlangıcın çok uzatılmasından şikayetçi).

Rotten Tomatoes: %68 (Eleştirmenler görsel stili ve Helena Bonham Carter'ı överken, senaryoyu gerilim eksikliği nedeniyle eleştiriyor).

Kinopoisk: 6.5/10 (İzleyici kitlesi, filmi beğenenler ve daha büyük bir mucize bekleyenler olarak ikiye bölünmüş durumda).

Özetle: Enola Holmes 3 bir denge filmi olmuş. Eğer serinin hayranıysanız ve Helena Bonham Carter’ı seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz; buradaki anne karakteri gerçekten harika. Ancak ilk filmdeki gibi yüksek bir tempo bekliyorsanız, filmin kendine gelmesi için biraz zamana ihtiyacı olacağını bilmelisiniz.

54 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Enola Holmes 3 | Official Trailer | Netflix

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.