Britanya Kolumbiyası'nda Kanada'nın belki de en bağımsız adası keşfedildi.
Britanya Kolumbiyası'ndaki bir rezervuarda, yerlilerin görünüp kaybolmaya alışkın olduğu yüzen bir kara parçası, eski konumundan 18 milden daha uzakta aniden bulundu. Kelimenin tam anlamıyla "taşınmaya karar veren ada" ortaya çıktı.
Sonra ada... kayboldu.
Uydu görüntülerinde arandı, uçaklardan ve teknelerden bakıldı ve bir süre hikaye, Kanada'nın bir parçasının artık yeter dediği gibi görünüyordu.
Ve işte 31 Ağustos'ta kayıp bulundu.
Ada, ilk görüldüğü yerin yaklaşık 30 kilometre kuzeybatısında bulundu. Uzmanların hesaplarına göre, tüm yolculuk yaklaşık 15 günsürdü.
Bir ada nasıl olur da kalkıp gidebilir?
Aslında bu pek de sıradan bir ada değil.
Tahminen tabanı, yıllarca birikmiş çok sayıda kütük, odun artığı ve çürüyen bitkiden oluşuyor. Yavaş yavaş üstünde bir toprak tabakası oluştu, bitkiler kök saldı ve hatta ağaçlar büyüdü.
Su seviyesi yükseldiğinde ise bu devasa yapı kıyıdan kopmuş olabilir.
Sonrasında işi rüzgar ve su üstlendi.
Ve ada yolculuğa çıktı.
Sonuçta şöyle bir diyalog ortaya çıkıyor:
Uzmanlar: "Ada nerede?"
Ada: "Tatilde."
Uzmanlar: "Geri dön."
Ada: "Ben zaten 30 kilometre uzaktayım."
Şu an kaçak durdu
Sonuçta yüzen ada kıyıya vurdu ve şu an orada duruyor.
Üstelik gezgin dışarıdan neredeyse hiç zarar görmemiş — ağaçlar ve bitkiler yerinde duruyor.
Doğrusu, yeni cazibe merkezini ziyaret etmek isteyenlere, onu yalnızca tekneden veya dronla izlemeleri tavsiye ediliyor.
Adada yürümek tehlikeli: yeşil yüzeyin altında dengesiz bir odun kütlesi var, bu yüzden her an ayak basitçe içeri girebilir.
Ama bu hikayenin en güzel yanı başka.
Genellikle insanlar evleriyle birlikte taşınır.
Ama burada toprak kendi kendine yaşam bölgesini değiştirmeye karar verdi.
Ve eğer ada tekrar kaybolursa, artık en azından şu anlaşılıyor:
kaybolmadı. Sadece yine bir yerlere gitti. 😄



