Pekin'de 25 Ağustos'ta Çinli insansı robot Tiangong Ultra, 100 metreyi 8,86 saniyede koştu; bu, Usain Bolt'un rekorundan onda yedi daha hızlı. Robot sadece üç gün önceki kendi rekorunu geliştirmekle kalmadı, makinelerin insanları çoktan geride bıraktığı yarışta bir sonraki adımı attı.
Bu rastgele bir sıçrama değil. Bir yılda Tiangong, süresini 21,5 saniyeden dokuz saniyenin altına indirdi. Pekin İnsansı Robot İnovasyon Merkezi'ndeki geliştiriciler, 400 metre ve yüksek atlama dahil olmak üzere dört insan rekorunu kırdıklarını açıkça belirtiyorlar. Yarışmalar, 666 takımdan iki binden fazla makinenin toplandığı olimpiyat arenasında yapılıyor.
Kuru rakamların arkasında daha derin bir değişim var. İnsan sporu her zaman bedenin sınırlarına, psikolojiye ve genetiğe dayanmıştır. Robotlar ise algoritmalara, malzemelere ve yatırımlara bağlıdır. Çin, devlet desteğinin ve endüstriyel altyapının, bu sınırları herkesin beklediğinden daha hızlı aşmayı mümkün kıldığını gösteriyor.
Bir yarış düşünün ki bir katılımcı istediği an bacaklarını daha uzun olanlarla değiştirebilsin veya başlangıçta donanım yazılımını güncelleyebilsin. Tiangong'un avantajı tam olarak böyle görünüyor: yetenek değil, mühendislik tekrarı. Benzetme basit: sanki sprinterler koşular arasında ayakkabı değiştirebilirmiş gibi, ancak burada tüm uzuvlar ve kod değiştiriliyor.
Rekor, yarışmanın anlamı hakkında soru işareti yaratıyor. Makineler zaten insanlardan daha hızlıysa, sporun teknoloji vitrinine dönüştüğü bir dünyada insana ne kalıyor? Çin, oyunları gömülü yapay zeka için bir test alanı olarak kullanıyor ve aynı zamanda ABD'nin yaptırımlarla sınırlamaya çalıştığı sektördeki liderliğini dünyaya gösteriyor.
Sonuç olarak Tiangong Ultra sadece bir süre belirlemedi; robotların ilerlemesinin bir deney olmaktan çıkıp norm haline geldiği ve insan rekorlarının giderek daha koşullu göründüğü yeni bir gerçekliği işaret etti.
