❓SORU:
Sevgili lee, lütfen bana bunu açıklar mısın. Bir insan öldüğünde, Ruh başka bir bedenlenmeye geçer. Eski kabuk, ego yapısıyla birlikte gider. (Eğer doğru anlıyorsam.) Öyleyse medyumlar ve diğer uzmanlar onlarca yıl sonra «ölülerle» nasıl iletişim kuruyor? Kiminle konuşuyorlar?
❗️lee'NİN CEVABI:
Ruh oradan oraya koşmaz, o aynı anda birden fazla bedenlenmede hazır bulunur.
«Kabuk», DNA aracılığıyla sürdürülen, belirli bir yer-zaman odaklanmasıdır. Bu odak, bulunduğu konumdan (algıları alıp veren beden) önemini yitirdiğinde sona erer. Dışarıdan bakan bir gözlemci için bu ölüm gibi görünür, ama ruh için «başka bir kanala geçmek» gibidir. Kişiliğin deneyimi (öz kimlik ve hafıza), başka bir oyuna katılmak üzere genişler.
Örneğin siz bu oyuna, sayısız hayatın diğer deneyimlerini hatırlamadan geldiniz, ama onlar öz kimliğinizin içinde var olurlar — bu hayatın seçimi bile diğerlerinin deneyimiyle belirlenmiştir. Böylece siz aynı anda genel tabloyu tamamlar ve yaratırsınız.
Sizin bu bedenlenmeniz olmadan, binlerce başka hayatın anlamları kaybolur ya da çarpıtılır. Bu hayatınızdaki birçok fikir ve arzu, bilinçaltında başkaları tarafından dikte edilmiştir. Eğer onları hatırlasaydınız, bu anlam-değerler içinde kaybolurdunuz, çünkü her durumda kendine ait bir bağlam vardır.
Medyumlar, kişiliğin kendisiyle değil, o kişiliğin sahip olduğu bilincin toplu imgesiyle iletişim kurarlar. Üstelik medyumun kendi bilinç düzeyi, o bilincin hangi katmanını algılayabileceğini belirler. Burada «bir insanı kokusundan tanımlamak» ya da insanlarda sık yapıldığı gibi «bir başkasını biyografisinden anlamak» gibi bir benzetme yapılabilir. Elbette burada bir sürü varsayım olacaktır, ama medyumun zihni başka bir bilinçle tam olarak böyle çalışır — başkasının titreşimlerini kendi içinden geçirir.
Medyum, ölmüşlerin ruhlarıyla temas kurduğunda kiminle konuşur?
Yazar: lee author
13 Görüntülenme
Yorumlar
Bu konuyla ilgili daha fazla makale okuyun:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



