Real Madrid bir kez daha kanıtladı: Şampiyonlar Ligi'nde son düdüğe kadar gevşemek olmaz

Düzenleyen: Svitlana Velhush

Roma'da her şey Real'in aleyhine gelişiyordu. Ev sahibi 3:1 öndeydi, stadyum coşkudan uğulduyordu ve «kraliyet kulübü» kayıp ve iradesiz görünüyordu. Ama Şampiyonlar Ligi maçının son sekiz dakikasında, 14 Ekim 2026 tarihinde her şey tersine döndü: kornerlerden gelen üç gol — ve 4:3 konukların lehine. Bu zafer sadece puan değil, Avrupa kupalarında yenilgi ile zafer arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunun hatırlatıcısıdır.

Roma'nın teknik direktör koltuğuna geri dönen José Mourinho, takımın hâkimiyet kurması için elinden geleni yaptı. Donyell Malen'in çifte darbesi ve Marten de Roon'un golü Madridlileri dizlerinin üstüne çökertti. Portekizlinin taktiği kusursuz işlemiş gibi görünüyordu: pres, hızlı kontra ataklar ve kendine güven. Ancak Mourinho'nun değişiklikleri — ya da gerekli anda yapılmayışları — çözümün anahtarı oldu. Carlos Espi ve Endrick sahaya girdiğinde dinamik anında değişti.

Real, Mbappé ya da Vinícius gibi yıldızların bireysel parlaklığıyla kazanmadı. Üç gol tek bir kaynaktan doğdu — Arda Güler'in kornerlerden yaptığı isabetli ortalar. Bu bir tesadüf değil, modern futbolda sonuçları sık sık belirleyen duran toplar üzerine sistemli bir çalışmadır. Benzetme basit: satrançta oyun sonunda tek güçlü bir hamle partiyi nasıl tersine çevirirse, tek isabetli bir korner organizasyonu da takımı felaketten kurtarabilir.

Psikolojik boyut burada özellikle önemli. Real, Şampiyonlar Ligi'nde geri dönme yeteneğini daha önce de birçok kez göstermişti, ama bu kez söz konusu olan gençlerdi. Kulübeden giren Endrick ve Espi, kadro derinliğinin sadece laftan ibaret olmadığını gösterdi. Roma'nın eski oyuncusu Antonio Rüdiger, 90. dakikada noktayı koydu ve kişisel motivasyonları ve karakter gücünü hatırlattı. Böyle anlar gizli yayları açığa çıkarır: sadece taktik değil, kendine ve eski takım arkadaşlarına bir şey kanıtlama arzusu da.

Roma için bu yenilgi acı bir ders oldu. Mourinho'nun takımı oyunu yönetti, ama üstünlüğünü koruyamadı. Bahislerin yüksek, hataların pahalı olduğu Şampiyonlar Ligi'nde, son bölümde gevşemek çoğu zaman fazlasıyla pahalıya mal olur. Bu sadece puan kaybı değil — son saniyeye kadar konsantrasyon üzerinde çalışma gereğinin bir işaretidir.

Real'in Roma'daki zaferi, Avrupa kupalarında sonucu sadece ilk on birlerin değil, beklenmediklere hazır olmanın da belirlediğinin bir başka kanıtıdır. Genç oyuncular, duran toplar ve sarsılmaz geri dönüş inancı, Madridlileri yeniden öne geçiren faktörler oldu. Uzun vadede bu tür maçlar takımın karakterini güçlendirir ve hatırlatır: futbolda son düdüğe kadar hiçbir şey önceden belirlenmiş değildir.

7 Görüntülenme

Kaynaklar

  • PSG piles more woe on scandal-hit Man City in Champions League, Real Madrid leaves it late in Rome

Yorumlar

Bu konuyla ilgili daha fazla makale okuyun:

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.