Como Gölü kıyısındaki akşam, Manchester United için bir aşağılanmaya dönüştü: Michael Carrick’in takımı 1:4 Şampiyonlar Ligi’nin ilk kez mücadele eden ekibine yenildi. Bu mağlubiyet sıradan bir başarısızlıktan ibaret değildi; derin bir krizin işaretiydi.
“Kırmızı Şeytanlar”, tüm kulvarlarda üst üste yedi maçtır galibiyet alamıyor; bu, 2015 yılından bu yana yaşadıkları en kötü seri. Nico Paz iki gol atarken, Cesc Fàbregas yönetimindeki Como, modern futbolun yapı ve karakter eksikliğini nasıl cezalandırdığını gösterdi.
Maçın başlangıcı, karşılaşmanın geri kalanına da damgasını vurdu: Daha ikinci dakikada Arjantinli Paz, kanatta bulduğu boşluğu değerlendirerek topu zarifçe uzak köşeye kıvırdı. United nadir fırsatlarla karşılık verdi, ancak takım İtalyanların presi ve hareketliliğiyle baş etmekte açıkça zorlandı.
Devre arasından sonra durum daha da kötüleşti. Paz, Douvikas’a asist yaptı; ardından Baleba’nın hatasını değerlendirerek kendisi ikinci golünü attı. Dördüncü golü Ramon kafayla kaydetti. Zirkzee ancak uzatma dakikalarında farkı azalttı, fakat bu, ezici yenilginin tablosunu değiştirmedi.
United’ın sorunu yalnızca taktik değil. Kaptan Bruno Fernandes maçın ardından oyun planını açıkça eleştirerek soyunma odasındaki gerilimi artırdı. Kaynaklara göre Carrick şimdilik takımın başında kalıyor, ancak kulüp olası halefleri aramaya çoktan başladı.
Bu sonuç bir tesadüf değil, bir belirti: Alt liglerden yükselen Como, taze fikirlerin ve disiplinin Şampiyonlar Ligi’ni üç kez kazananları bile nasıl alt edebileceğini gösteriyor. United içinse soru yakıcı: Takım, Bournemouth’la oynayacağı bir sonraki maçta galibiyetsiz seriyi sona erdirebilecek mi?


