UEFA, 2029 yılındaki Şampiyonlar Ligi finali için Spotify Camp Nou'yu seçerek Barcelona'yı Wembley'e tercih etti. 15 Eylül'de Selanik'te alınan bu karar, yalnızca kanıtlanmış güvenilirliğe değil, ölçek ve sembolizme yapılmış bir bahis gibi görünüyor.
Münih'teki Allianz Arena, finali bir yıl önce, yani 2028 yılında ağırlayacak. Bavyera stadyumu için bu, 2012 ve 2025 yıllarından sonra üçüncü kez böyle bir onur olacak. Barcelona ise Avrupa'nın en büyük kulüp maçına ev sahipliği yapma rolüne, Manchester United'ın uzatma dakikalarında beraberliği yakaladığı 1999 yılındaki dramatik finalden tam otuz yıl sonra geri dönecek.
İspanyol adaylığının kilit avantajı, yenilenen stadyumun kapasitesi oldu: yaklaşık 105 bin koltuk. Bu, Wembley'den neredeyse 15 bin fazla. Ayrıca adaylığı Barselona belediyesi, Katalonya hükümeti, İspanya federasyonu ve merkezi yetkililer destekledi. 2023 yılında başlayan yeniden inşanın, planlara göre 2027 sonunda ya da 2028 başında tamamlanması bekleniyor.
Bu seçim, UEFA'nın yalnızca lojistiği ve deneyimi değil, uzun vadeli etkiyi de nasıl tarttığını gösteriyor. Devasa Camp Nou, İspanya'nın Portekiz ve Fas ile birlikte 2030 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasından bir yıl önce göz alıcı bir dekor olacak. Barcelona için bu, zorlu bir dönemin ardından kulübün yeniden doğuşunu vurgulamanın da bir yolu.
Bir düşünün: her bölümü ayrı bir şehir gibi olan devasa bir stadyum ve finalde yalnızca seyircileri değil, koca bir kültürel dalgayı toplayan bir atmosfer. Görünüşe göre teraziyi Barselona'nın lehine çeviren de tam olarak bu tablo oldu.
UEFA'nın kararı, modern futbolda büyüklüğün ve tarihsel yankının bazen diğer arenaların yıllara dayanan deneyiminden bile ağır bastığını gösteriyor. Avrupa futbolu için bu bir işaret: hırs ve ölçek, alışılmış rutinden hâlâ daha değerli görülüyor.
