Dünya Hayvanları Koruma Günü 2026 vesilesiyle yapılan WIN Worldviews anketi, 45 ülke ve bölgenin sakinlerinin 56%'sinin evinde en az bir evcil hayvan bulunduğunu ortaya koydu. 45 bin katılımcıyı kapsayan araştırma, köpek ve kedilerin koşulsuz liderliğini doğruladı: Ankete katılanların sırasıyla 32% ve 28%'sı bu hayvanları besliyor.
Diğer hayvanlar arasında kuşlar (5%), balıklar (4%), kaplumbağalar ve kemirgenler (her biri 1%) belirgin şekilde daha seyrek görülüyor. Buna karşılık, hayvan sahiplerinin 73%'u tek bir evcil hayvan türüyle yetinirken, 27%'i birkaç farklı türde hayvan besliyor. En yüksek evcil hayvan sahipliği oranı 25–44 yaş grubunda (59%) kaydedilirken, 65 yaş üstü kişilerde bu oran 43%'e düşüyor.
Medeni durum, hayvan sahiplenme kararını büyük ölçüde etkiliyor. Çocuklu yalnız ebeveynlerin 64%'inde evcil hayvan bulunurken, çocuklu çiftlerde bu oran 60%, yalnız yaşayanlarda ise yalnızca 43%. Coğrafi farklılıklar da önemli: En yüksek oranlar Meksika (71%), Ekvador (70%), Arjantin ve Paraguay'da (her biri 69%), en düşük oranlar ise Vietnam (20%), Güney Kore (25%) ve Japonya'da (28%).
WIN Worldviews anket metodolojisi, yalnızca genel yaygınlığı değil, aynı zamanda evcil hayvan lehine yapılan seçimi belirleyen toplumsal etkenleri de ortaya koyarak ülkeler ve demografik gruplar arasındaki verilerin karşılaştırılmasına olanak tanıyor. Sonuçlar, hayvanların çoğu ailenin günlük yaşamına, özellikle de çocukların olduğu ailelerde, artık iyice yerleştiğini gösteriyor.
Mama üreticileri, veterinerlik hizmetleri ve evcil hayvan ürünleri için bu rakamlar, kentleşmeyle ve hane yapısının değişmesiyle birlikte büyüyecek istikrarlı bir küresel talebe işaret ediyor. Evcil hayvan sahipliği oranının düşük olduğu ülkelerde yeni pazarlar açılırken, lider bölgelerde hayvan sahiplerinin ilgisi için rekabet kızışıyor.
Böylece evcil hayvanlar artık nadir görülen bir şey olmaktan çıkıp gezegen nüfusunun yarısından fazlası için günlük yaşamın bir parçası hâline geldi.


