Connecticut Sun'a karşı oynanan maçta Minnesota Lynx'ten Olivia Miles ilk çeyrekte hiç şut atmadan parkeye çıktı, ikinci çeyrekte ise ilk saniyelerde faul alıp her iki serbest atışı da sayıya çevirdi. Bu an, çaylaklar arasında sayı rekorunda Caitlin Clark'ı geçtiği nokta oldu — 770, önceki 769e karşı.
Miles maçı 21 sayı ve altı asistle tamamlayarak sezon toplamını 790e çıkardı. Lynx 101:89 kazandı ve normal sezonda birincilik için mücadelesini sürdürüyor. Bu başarı onun 40. maçında geldi — Clark da 2024 yılında önceki çıtayı belirlediğinde tam olarak bu kadar maç oynamıştı.
Rekorun perde arkasında yalnızca bireysel istatistikler yok. Notre Dame ve TCU'dan sonra draftın ikinci sırasından seçilen Miles, Napheesa Collier gibi veteranların alan yarattığı bir takımda oynuyor. Ortalamaları — 19,7 sayı, 6,0 asist ve 4,7 ribaunt — kişisel katkı ile takım mekaniği arasındaki dengeyi vurguluyor.
Bağlamı karşılaştırmak ilginç: lig sezonu 44 maça çıkardı, ancak Miles bu eşiğe Clark'la aynı sayıda maçta ulaştı. Daha önce bir maçta üç sayı rekorunu da kırmıştı — yediye karşı sekiz. Bu bir tesadüf değil, WNBA'ye olan ilgi patlamasının ardından gelen oyuncu neslinin ne kadar hızlı değiştiğinin bir göstergesi.
Psikolojik boyut da önemli. Miles maçtan sonra rekorun daha çok bir rahatlama getirdiğini itiraf etti: «Böyle şeyler insanın tepesinde asılı durur». Clark etrafındaki yaygaradan farklı olarak onun yolu daha sakin, ama daha az etkileyici değil — takımın play-off mücadelesi fonunda.
Miles'ın rekoru, WNBA'nın tek tek yıldızlar döneminden çaylakların doğrudan güçlü kolektiflere entegre olduğu bir sisteme nasıl geçtiğini gösteriyor. Indiana'ya ve bizzat Clark'a karşı kalan iki maç daha sayı ekleyebilir, ancak şimdiden belli: lig yalnızca yeni bir istatistik lideri değil, kendi büyümesinin bir teyidini de kazandı.
