Rebel Wilson’ın yönettiği “The Deb” filmi, Cannes Film Pazarı’ndaki satışların yeniden başlamasından kısa bir süre önce ABD’li bir dağıtımcıyla anlaştı. Mayıs ayında gerçekleşen bu gelişme, daha önce ABD’de geniş bir vizyon planı bulunmayan bu müzikal komediye sektörün dikkatini bir anda çekti.
Yapım, bir okulda geçen canlı bir müzikal komedi olarak karşımıza çıkıyor. Ana kahraman, memleketine dönen ve hayatını bir lise "sosyeteye takdim balosu" aracılığıyla dönüştürmeye çalışan genç bir kadındır. Filmin dünyası; ışıltılı kostümler, enerjik dans numaraları ve gençlik hırslarına yönelik ironik bir bakışla dolu. İzleyici nostalji ve hafif bir alay karışımı hissederken, temel gerilim karakterin beklentileri karşılama arzusu ile kendisi olma çabası arasında filizleniyor.
“The Deb” için Amerikalı bir ortağın bulunması, tanınmış aktörlerin rol aldığı özgün müzikal filmlere duyulan ilginin yeniden canlandığını gösteriyor. Variety'nin haberine göre bu anlaşma, bu yıl Cannes pazarındaki ilk ses getiren büyük işlemlerden biri olarak kayda geçti.
Wilson'ın sadece filmi yönetmekle kalmayıp, kilit rollerden birini bizzat üstlenerek yapıma otobiyografik dokunuşlar katmış olması özellikle dikkat çekicidir. En unutulmaz anlardan biri, kahramanın boş bir okul sahnesinde eski bir hit eşliğinde tek başına dans provası yaptığı sahnedir; tam da bu noktada komedi, yerini aniden yalnızlık ve umudun dokunaklı bir tonuna bırakır.
Şu anda ABD vizyonuna hazır olan filmin bir sonraki adımı, Cannes pazarında uluslararası alıcılar aramaktır. Hafif fakat derinliği olan müzikal hikayelerden hoşlanan izleyiciler için "The Deb", bu yazın en keyifli keşiflerinden biri olmaya aday.



